Kalem Güzeli - Türk Hat Sanatı. www.kalemguzeli.org
Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org - Türk Hat Sanatı - Hattat Saim Özel

Hattat Saim Özel

  • Merhum Hattat Saim Özel Anısına

  • Merhum Hattat Saim Özel Anısına

    kalemguzeli.org Merhum Hattat Hafız Saim Özel'in anısına onun hakkında Ali Naci İşsever'in yazdığı portreyi bir süre önce yayım hayatına son vermiş olan Irmak Kültür Sanat Dergisi'nden alıntılayarak sunuyor.

     

    ...

    Saat Durdu, Ebedin Ritmi Zembereğini Çözdü

    Ali Naci İşsever

    Saat durdu. Ağırlıklar, kulaçlar, derinlik, en ve boy, battal oldu. Altın köveke bağladı. Müzayedede tellâl sustu. Ebedin ritmi zembereğini çözdü.

    Her rahmetlinin ardından: "Bu saat yanlış!" diyoruz. Hayır!

    Irmak Dergisi Saim Özel Anısına Özel Sayısı

    Hafız Saim Efendi vaktinde gitti. Kendilerinin ahirete ilgin reflekslerini bildiğim için, haddimi zorlayarak diyorum ki o, gitmekte geç bile kaldı.

    Bu tariz bizim haddimizi zorlamamızdan değil, ona ev ödevi olarak yüklenmiş "misyonunun" zor taşınabilirliğinden dolayıdır. Ama o taşıdı.

    "Benim bağrım kaynağına kavuşuncaya dek yanacak," derdi.

    Demek ki yangın söndü.

    Kendilerinden ayrılalı beri de, şimdi benim içim yanıyor. Kazanda nur kaynamasıyla, "cezvede duru su", müşabih olur mu? Yıldızı şeddeli bir gecede, ruhu teslim etmek ne demek? Bu mazhariyet kime tahsis edilir?

    Belli ki bir yıldız kaydı. Belli ki aynı yıldız, başka bir âlemde de doğdu, Allah rahmet eylesin. Nefse kesilen cezanın makbuzunu peşin ödemiş, bu seçkin görevli ve müntesip, hedefine kavuştu.

    Kendileri ile hemhal olmuş nice yoldaşın testisi kırıldı, sırçası çatladı da, o emanetini ara istasyonlardaki çilingircilere kaptırmadan, rabbine kadar hakkıyla taşıdı.

    Ezelin mühendisi ona: "Sen de hafız ol, HATTAT ol demiş". O da olmuş.

    İmparatorluk estetiği onun harflerinde karakterini yansıtmış. Bunu bihakkın yerine getirmek! İşte onun işi buydu ve bu işin hakkını da verdi.

    Taraklı'da ikili sohbetlerimizde çok sakındığı halde: "Emareleri nefsin şifresinde tasarruf edilen sırra" sıra geldiğinde: "Bu günlük bu kadar çocuk" der, sohbeti keserdi.

    İpeği kaynar suda çözüp, ilâhi metinde dokuyan ve okuyan mutaf. Seyyare sohbetlerinde, sesini haddeden geçiren koca usta.

    Kendi makamını eritip, ahiret kalıbında donduran dökümcü. Altını borsadan çekip, toprakla barıştıran kuyumcu:

    "Ben önce hafız, sonra hattatım" derdi. Gene kendi demesi: "Benim parmaklarım görgü ve desturuna direnir, sonra da gayri iradi çizer."

    Ne demeye geliyor bu?

    Hafız Saim Efendi metağı gökyüzünün katmanlarında mukayyet ilâhi metni haddeden geçirip de yazdı. İşin bize görünen yanı, onun zihnindeki cennet tasvirlerinin zarfıydı, bohçasıydı. Bazen derdi ki:

    "Hadi şimdi sen anlat:"
    "Aman hocam hicap ederim yoksa bana sus mu diyorsunuz?"

    Bu soruya o da susardı. İşte bu selâtin mabetlerinin bülbülü, susarak hissettiren, yönlendiren bir lehçe kullanırdı.

    Müntesip olduğunu eş dost bilirdi. İntisap ettiği adresin tarifini ve onun Allah yolundaki mecazını eşten dosttan sakınmazdı. Tasavvufî disiplinini ve bu yoldaki konumunu eş dost fark etmez hissetmezdi. Dolaylı yansımalardan edindiğim intiba beni yanıltmıyorsa, el aldıkları noktadan mükerrer iltifatlar görürdü. Benim tasavvuf üstüne meraklı sorularımdan kurtulmak için olsa gerek, bir gün dedi ki:

    "Senin gevelediğin kapının gıcırdaması, aralanması için, sözü uzatma. Bu yolun meraklısı isen:

    Soru sormayacaksın. Lezzetleri tarif etmeyeceksin. Yükseklikten korkmayacaksın", diye öğütlerdi.

    Bir gün dedi ki: "O anlattığın rüyayı yorumlayacak lisan ve şive sende yok."

    İşte ben, o imâ edilen lisanın ahrazı kaldım. O da müezzini.

    Bir günden bir güne:

    "Ben Süleymaniye'de Nur-i Osmaniye'de imamlık ettim" dediğini duymadım. O, "müezzindim" derken ben:

    "Hangi katmanda, hangi camide" olduğunu imâ ettiğini bilemez, aklım İstanbul'a takılı kalır, onun ağzından kaçanı yorumlayamazdım.

    Taraklı Kurşunlu Camii'nde kubbe kuşağına yazdığı Tebâreke Süresi'nin hatları kubbe kuşağının sol yanından çatladı da, o bu emare için dedi ki: "Bu surenin ağırlığına kubbe gene de iyi dayandı." Ekledi ki: "Düşün düşün ki, hafızın havsalası tüm metni taşıyor. Bizim işimiz sanıldığı kadar kolay değildir." derdi. Kendilerine mukaddes topraklardaki hizmetlerinden sordum.

    Dedi ki:

    "Suudilerin isteği üzerine Mekke'de de elimden geleni yapıp oranın da süslenmesine vesile oldum."

    Yani ki Hafız Saim Efendi kıblemizin estetiğinde de iz bıraktı. Yetmedi mi bu dünyanın bitmesi için? Benim "Geç bile kaldı." diye yakınmam, kendilerine yarsıyıp umsurmamdan ileri geliyor. Onun umurunda derleyip tasarruf ettiklerine -gönül bu ya- yarsıyorum.

    Kendilerinin biyografisini yazmak gönlümde bir uhde olarak kala geldi. Bu düşüncemi Taraklı parkında kestane gölgesinde kendilerine açtığımda dedi ki:

    "Aman evladım ne demek, seve seve."

    Allah nasip etmedi. Kendi anlatacakları da, benim anlatacaklarım da, işte bu satırlarda erik buruşu gibi porsuyup buruldu. O hep susan ve susmuş biriydi diyemiyorum. Kendilerine, bu suskunluklarının nedenini sormaya yeltendiğim zaman:

    "Bak çocuk" dedi:

    "Ben Nur-i Osmaniye Camii'nin ağladığını terlediğini görmüşüm. O gün bu gündür de doyasıya ağlayabilmemişim, ağlamaktan hicap etmişim. Kahkahalarını yumak yumak örekesinde eğirıp buran utanmazlardan yılmışım" derdi. Susmasını böyle izah eder, konuşunca da böyle konuşurdu.

    Bizim burada kesin tarih, belge, resim ve kayıtlardan arınmış bir yaşam özeti olarak sunduğumuz bu metnin, benim kendilerine olan minnet borcumun bir nişanesi olarak kalması dileğiyle:

    Kendileri için hayır dualarınızı arz ediyorum. Eminim ki yeni intikal ettiği: "O ardında başka güneşlerin doğduğu büyük kapının protokolüne" henüz alışma gailesi ve telaşı içinde bile, o da bizim için dua ediyor.

    Hakkını helal et Hafız Saim Efendi. Büyük Hoca. Muktedir Hattat.
    Bizden yana, gani gani…

    Kaynak: Irmak Kültür Sanat Dergisi, Sayı 60, Aralık 2005.

     

     

     

    Sonraki içerikSonraki içerik

    Hattat Saim Özel menüsüne ait diger içerikler...

    1. Merhum Hattat Saim Özel Anısına

     

    Site Hakkında

    ARAMAARAMA
    Hat Eserleri Galerisi


    Hat Eserleri Galerisinden...

    Levha - Karalama - Eseri büyük olarak görmek için tıklayınız

     
     
    Sayfa başına dön Bu sitede yer alan eserlerin tüm hakları sahiplerine aittir. Sahiplerinden izinsiz kopyalanamaz,
    çoğaltılamaz ve başka mecralarda yayınlanamaz. Tüm hakları Yayın sponsoru: OrtaklarWeb tasarım: Korelasyonsaklıdır.

    Kalem Güzeli - www.kalem-guzeli.org 2008 - 2018