Kalem Güzeli - Türk Hat Sanatı. www.kalemguzeli.org
Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org - Türk Hat Sanatı -



  • Hafız Osman Efendi ve Ekolü

  • Hafız Osman Efendi ve Ekolü

    Hattat Hafız Osman Efendi H.1052/1642 yılında İstanbul Haseki'de dünyaya gelmiştir. Babası, Haseki Sultan Camii müezzini Ali Efendi'dir. Küçük yaşta Kur'ân-ı Kerim'i ezberlediği için kendisine "hafız" lakabı verilmiştir. Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa (1637-1691) himayesinde öğrenim görmüş ve bu esnada yazıya ilgi duymuştur. Yazıyı, önce I. Derviş Ali'den1 meşk etmiştir. Derviş Ali, o sıralar çok yaşlı olduğundan, bu kabiliyetli genci, önde gelen talebelerinden olan Suyolcuzâde Mustafa Eyyûbi Efendi'ye2 gönderdi. Hafız Osman, Suyolcuzâde'den H. 1070/1686 tarihinde, on sekiz yaşında icazet aldı.

    Eseri büyük olarak görmek için tıklayınızHafız Osman Efendi, Şeyh Hamdullah yazı ekolünün inceliklerini öğrenmek için Nefeszâde Seyyid İsmail Efendi'den3 yeniden meşke başladı. Bu meşkle, Şeyh vadisinin bütün özelliklerini öğrendi ve h. 1090/1678'den sonra tamamen Şeyh Hamdullah üslûbunda yazmaya başladı. Şeyh Hamdullah üslûbunu elde etmek için, onun eserlerini tetkik ettiği gibi, Saray'da bulunan bir Şeyh mushafını da taklidenyazmıştır.4 Sultan II. Mustafa, Hafız Osman Efendi'ye çok hürmet gösterir; yazı yazarken hokkasını tutardı. Bir ders esnasında Padişah "Artık Hafız Osman gibi bir hattat yetişmez" deyince, Hafız Osman Efendi'nin "Efendimiz gibi hocasına hokka tutan padişahlar geldikçe, daha çok Hafız Osman'lar yetişir hünkârım" cevabını verdiği çok meşhurdur.5

    Bir gün hocası Suyolcuzâde ile Sadrazam Fâzıl Ahmed Paşa (1635-1676)'nın bulunduğu bir mecliste sadrazam, Hafız Osman'dan bir Mushaf yazmasını ister; bu arada hocasının kim olduğunu sorar. Hafız Osman, hocası Suyolcuzâde'yi işaret ederek "Efendi hazretlerinden mezûnum" cevabını verir. Bu cevaptan çok mütehassis olan Suyolcuzâde, dışarı çıktıklarında talebesinin alnından öper ve ona hayır dua eder.6 Yine karlı bir kış günü, Haseki'den Eyüpsultan'a yalınayak derse gitmesi, hocasının takdir ve sevgisini kazanmasına vesile olmuştur.Ağakapılı İsmail Efendi'nin "Hüsn-i hattı biz bildik, Osman Efendimiz yazdı" sözü çok meşhur olmuştur.7

    Sünbüliye tarikatine intisaplı olan Hafız Osman, Sümbül Efendi Dergâhı şeyhi Seyyid Alaaddin Efendi'den mânevi eğitim almıştır. Ölümünden üç yıl kadar önce felç geçiren Hafız Osman, tedavi sonucu rahatsızlığı hafif geçirmiş, fakat bu durum yazılarına olumsuz tesirde bulunmuştur.8 Hastalığı esnasında, kalem açma hizmetini talebesi Çinicizâde Abdurrahman Efendi9 görmüştür.10 Ömrünün sonlarında Silahtar'da   oturmuştur.

    Hafız Osman Efendi, genç denilebilecek bir yaşta, elli sekiz yaşında 29 Cemâziyelevvel 1110/3 Aralık 1698 tarihinde vefat etmiştir. Kabri, Kocamustafapaşa Sümbül Efendi Camii haziresindedir.

    Eseri büyük olarak görmek için tıklayınızSanatı

    Hafız Osman Efendi kendi üslûbunu yakalamak için önce, Şeyh vadisinde yazan bu mektebin önemli isimleri I. Derviş Ali, Suyolcuzâde Mustafa Eyyûbi ve Nefeszâde İsmail Efendi'den ders almış; Şeyh yazıları üzerinde uzun çalışmalarda bulunmuştur. Hafız Osman yazılarında bulunan özellikler yer yer Şeyh Hamdullah yazılarında mevcuttur. Hâfız'ın yaptığı bu özelliklerin yazılarında karar bulmasıdır.

    Padişah hattatı olunca, Şeyh üslûbunu daha iyi elde edebilmek maksadıyla, Topkapı Sarayı'nda bulunan Şeyh Hamdullah mushafından taklid sahifeler yazmıştır. Bir manada, klâsik yoldan, Şeyh Hamdullah yolundan ayrılmadan sülüs ve nesih yazıyı kemâl noktasına ulaştırmıştır. Şeyh Hamdullah'tan Hafız Osman'a kadar gelen hoca silsilesi şöyledir: Şeyh Hamdullah, Şükrullah Halife, Pir Mehmed Dede, Hasan Üsküdâri, Halid Erzurûmi, II. Derviş Ali ve Mustafa Eyyûbi.11

    Hafız Osman ile Şeyh Hamdullah yazıları karşılaştırıldığında şunlar söylenebilir:12

    1. Dik harfler devamlı olarak satıra yarım nokta sola meyilli yazılmıştır.
    2. "Rı" ve "vav" gibi bülbül tırnağı bulunan harflerin tırnaklarının yukarı olan aşırı meyilleri törpülenmiştir.
    3. Ayın harfinin baş kısmının sola olan düşüklüğü düzeltilmiştir.
    4. Eseri büyük olarak görmek için tıklayınızLafza-i celâl'de sondaki "he" harfi küçüldüğü gibi, "he" harfinden önceki "lam" harfinin açıklığı artmış
      ve yukarı çıkış daha narin bir hâl almıştır.
    5. İsm-i Nebi yazımında "ha" harfinden "mim" harfine geçişte Şeyhte bulunan açıklık Hafız'da kapanmış,
      ikinci mim harfi de küçülerek, isim daha narin bir hâl kazanmıştır.
    6. "Sin" harfinin ikinci dendanı yarım cezim aşağı düşürülerek harfe hareket verilmiştir.
    7. Hafız Osman, ortada ve sonda yazılan "ayın" harfinin ortasını devamlı kapalı yazmıştır.
    8. Hafız Osman'da "vav", "fe" ve "kaf" harflerinin baş kısmı öne eğik durumdadır.
    9. Şeyh Hamdullah keşîdeyi çok kullanmışken, Hafız fazlaca kullanmamıştır.
    10. Şeyh Hamdullah nesih yazıda kapalı cezm hiç kullanmamıştır.
    11. Hafız Osman harfleri, Şeyh Hamdullah harflerine nazaran daha küçüktür

    Hafız Osman Efendi, sanat vadisinde ilerleyiş serüvenini bizzat kendisi kaleme almıştır. Burada, Şeyh Hamdullah'a olan hayranlığını ve çalışma gayretini görmekteyiz. Hafız Osman'ın nesih hatla yazdığı ve Topkapı Sarayı'nda olan bu belge Arapçadır ve tercümesi şöyledir:

    Eseri büyük olarak görmek için tıklayınız"Benim yazıma dikkatlice ve insafla bakan kişi! Allah binlerce, binlerle merhamet etsin. Şunu bil ki ben, ilâhi lütûflara mahzar olmuş ve 'İbnu'ş-şeyh' olarak bilinen Hamdullah'ın zamanına ulaşamadım. Onun yanına gidip gelerek bu güzel san'atı nasıl öğrettiğini göremedim. Onun terbiyesinden geçme mertebesine de nail olamadım. Fakat birçok latif kıtasını toplayarak onlar üzerinde mütâlâalar yaptım ve ondan nakiller yapmaya kendimi mecbur gördüm. Gece gündüz çalışarak, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Allah'ın yardımı ile bu seviyeye ulaştım. Allah'tan, ulaşamadığım başka derece ve merhalelere de nail kılmasını, en kalbî hislerimle niyaz ederim. Çünkü, bu çalışmalarım gençlik yıllarımda olmuştur. Şimdi ise zaman şüphesiz, daha ileri safhalara ilerleme zamanıdır.

    Allah'ın kullarının en zayıfı ve bu isme en az lâyık olana Kur'an hafızı Osman"13

    Eseri büyük olarak görmek için tıklayınızHattat Hafız Osman Efendi, sülüs, nesih, muhakkak, reyhâni ve tevkiî (rikaa) yazı çeşitleriyle eser vermiştir. Sülüs'leri, ileride celî sülüste büyük atılım yapacak olan Mustafa Rakım (1758-1826)'a örnek olan Hafız Osman, celî sülüsle de eser vermiştir.14 Bugün, kolaylıkla görülebilecek Üsküdar Doğancılar Şehit Süleyman Paşa Camii çeşmesi kitabesi ile Karacaahmed Mezarlığı'nda Siyavuş Paşa mezar taşı Hafız Osman'ındır.15

    Hafız Osman'ın sanatının en parlak yılları 1678-1688 yılları arasıdır.16 Özellikle 1690 yılından sonraki yazılarında nesih harfleri küçülmüş ve daha olgun bir hâl almıştır.17

    Eseri büyük olarak görmek için tıklayınızHafız Osman'ın yazıda yeni üslup oluşturmasından başka, yaptığı diğer önemli bir yenilik, Hilye-i Şerif formu oluşturmasıdır. Hz. Peygamberin beşerî ve ahlâki vasıflarının yazıyla anlatılma şekli olan hilyenin, bugün de en çok kullanılan formu, ilk defa Hafız Osman tarafından geliştirilmiştir.18 Başmakam denilen kısımda "Besmele", göbek kısmında genellikle Hz. Ali rivayeti olan metin; bu kısmın dört köşesinde Hulefâ-i râşidîn (Hz. Ebûbekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) isimleri; göbek kısmının hemen altında Hz. Peygamberle ilgili bir âyet, alt kısımda da göbekte yazılı metnin devamı bulunacak şekilde tasarlanan bu hilye formu, bugünkü bilgilerimize göre ilk defa Hafız Osman tarafından tasarlanmıştır.19

    Hafız Osman Efendi, Kur'ân-ı Kerim, En'âm-ı şerîf, Delâil-i hayrat, kıt'a, murakkaa, karalama, hilye ve kitabe şeklinde birçok eser vermiştir. Kaynaklarda, hayatı boyunca yirmi beş Kur'an yazdığı kayıtlıdır. Eserleri, İstanbul'da Topkapı Sarayı Müzesi, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, Vakıflar Hat Sanatları Müzesi, Süleymaniye Kütüphanesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi, Sadberk Hanım Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, Bursa Türk ve İslâm Eserleri Müzesi, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ve birçok özel koleksiyonda görülebilir.20

    Eseri büyük olarak görmek için tıklayınızHafız Osman yazıda birçok talebe yetiştirmiştir. Bunların içinde en çok tanınanları, Yedikuleli Seyyid Abdullah Efendi, Rodosizâde Abdullah Efendi, İkinci Derviş Ali, Hasan-ı Üsküdâri'dir.21

    Dipnotlar

    1. Tarihte hattat olarak adı geçen üç Derviş Ali vardır. Bunlar sırasıyla; I. Derviş Ali (ö. 1084/1673) ünlü hattat Hafız Osman (1642-1698)'ın hocasıdır, (bkz. Suyolcuzâde Mehmed Necib, Devhatü'l-Küttâb, istanbul, Güzel Sanatlar Akademisi, 1942, s. 49; Müstakimzâde, 336; Derman, DİA, IX, 191, 192); II. Derviş Ali (ö. 1128/1716), I. Derviş Ali'den ayırmak için "Anbârizâde" veya "İmam Derviş Ali" diye de bilinir, (bkz. Suyolcuzâde, 50; Müstakimzâde, 338; Rado, 123; Derman, DİA, IX, 192); III. Derviş Ali (ö. 1200/1786), Hüseyin Hablînin talebesidir. Kalenderhâne Camii imam-hatipliğini de yaptı. Rakım kendisinden meşk etmiştir. Râkım'ın bir devir nesih yazıları kendisine benzer, (bkz. Müstakimzâde,  340; Derman, DİA, IX,  192-193.)
    2. Suyolcuzâde Mustafa Eyyûbi: H. 1028/1619 tarihinde dünyaya geldi. Eyüp'te doğduğu için "Eyyûbî", Suyolcu Ömer Ağa'nın oğlu olduğu için de "Suyolcuzâde" lakabıyla anılmaktadır. Davhatü'l-küttâb müellifi Suyolcuzâde Mehmed Necîb Efendi'nin büyükbabasıdır. Başlangıçta Dede ismiyle bilinen bir hattattan ders almıştır. Bu zâtın vefatı ile I. Derviş Ali'den aklâm-ı sitte meşk ederek icazetname almıştır. Sultan IV. Mehmed devrinin seçkin hattatlarındandır. Suyolcuzâde, Şeyh Hamdullah Mektebi'nin son halkası olarak kabul edilir; zira yetiştirdiği Hafız Osman yeni bir mektebin sahibi olmuştur. Yetiştirdiği en önemli talebeleri; Hafız Osman (1642-1698), Hocazâde Mehmed (ö. 1695), Câbizâde Abdullah (ö. 1736)'tır. Elli kadar mushaf, yüz kadar en'am yazdığı rivayet olunur. 1097/1686 tarihinde vefat ederek Eyüpsultan'da toprağa verildi. Mezarı tahrip olunca, mezar taşı kitabesi İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi'nde muhafaza altına alındı. Daha geniş bilgi için bkz: Suyolcuzâde, 73; Müstakimzâde, 536-537; M. Uğur Derman, "Hattat Suyolcuzâde Eyyûbî, Mustafa Efendi", Yeşilay, sy. 413 (Nisan 1968) s. 18-20; Rado, 104; Alparslan, Osmanlı Hat Sanatı Tarihi, ; Dere, Hafız Osman Efendi, Yüksek Lisans Tezi.
    3. Nefeszâde İsmail Efendi: İstanbulludur; Nefeszâde olarak bilinir. "Gülzâr-ı Savâb" müellifi Nefeszâde Seyyid İbrahim Efendi'nin akrabasıdır. Sülüs ve nesih yazıyı Halid Erzurûmîden meşk etmiştir. Şeyh Hamdullah vadisinde rakipsiz olduğu bilinmektedir. H. 1090/1679 tarihinde vefat etmiştir. Bkz. Tuhfe-i Hattâtîn, 129; Rado, 102.
    4. M. Uğur Derman, "Hafız Osman", DİA, c. XV, s. 99
    5. Derman, DİA, 98
    6. Tuhfe-i Hattâtîn, 301-302.
    7. Tuhfe-i Hattâtîn, 302.
    8. Tuhfe-i Hattâtîn, 303
    9. Çinicizâde Abdurrahman Efendi: İstanbulludur. Sülüs ve nesih yazıyı Ramazan Efendi'den öğrenmiş ve ondan icazet almıştır. Gubârî yazı yazmıştır. Padişahın mevlidhanlığını yapmıştır. Derviş tabiatlı olduğu rivayet edilir. H. 1137/1724 yılında vefat etmiştir. Tuhfe-i hattâtîn, 253-254; Çığ, Hattat Hafız Osman Efendi, 7; Rado, 131.
    10. Tuhfe-i Hattâtîn, 303
    11. A. Süheyl Ünver. Hattat Hafız Osman, İstanbul, 1967, s. 7
    12. Daha geniş bilgi için bkz. Dere, Hafız Osman Efendi, 38-50.
    13. TSMK-EH. 2213; Ayrıca bkz. Dere, Hafız Osman Efendi, 27-28.
    14. Hafız Osman'ın, Hattat Mustafa Râkım'a tesiri hakkında geniş bilgi için bkz. Süleyman Berk. Hattat Mustafa Rakım Efendi, İstanbul, Kaynak Yayınları, 2003, s. 85
    15. İmzası bulunmayan bu eserlerin Hafız Osman'a aidiyeti, üstad Necmeddin Okyay'da bulunan yazma bir tarih kitabındaki nottan naklen; M. Uğur Derman, Hafız Osman'ın Yazı Sanatımızdaki Yeri", Hayat Mecmuası, sy. 52 (1967), s. 9
    16. Derman, İslâm Kültür Mirasında Hat San'atı, 199; a. mlf. P Sanat Dergisi, 142.
    17. Ünver. Hattat Hafız Osman, 6.
    18. M. Uğur Derman. "Yazı San'atımızda Hilye-i Saadet", İlgi, Yıl. 13, sy. 28 (Aralık 1979), s. 35.
    19. Hilye hakkında geniş bilgi için bkz. Derman. "Yazı San'atımızda Hilye-i Saadet", İlgi, 32-39; M. Uğur Derman. Türk Hat Sanatının Şaheserleri, İstanbul, Kültür Bakanlığı, 1982, L 49; Ali Yardım. Peygamberimizin Şemaili, İstanbul, Damla Yayınlan, 1997, s. 55-60
    20. Hafız Osman Efendi'nin talebeleri ve eserlerinin toplu listesi için bkz. Dere, Hafız Osman Efendi, Talebeleri için s. 12-24, eserleri için s. 67-199.
    21. Hafız Osman Efendi'nin talebelerinin toplu listesi ve hayat hikayeleri için bkz. Dere, Hafız Osman Efendi, 12-24.

    Kaynak: Hat Sanatı, Tarih Malzeme ve Örnekler, Dr. Süleyman Berk, İSMEK Yayını

     

     

     

    Sonraki içerikSonraki içerik

    menüsüne ait diger içerikler...

    1. Şevki Efendi'nin 34 sayfalık Evrâd-ı Şerîf'i Hat Eserleri Galerisinde...
    2. Hat Sanatları Müzesi
    3. Bir güzel insan daha sırlandı: Ali Öztaylan
    4. kalemguzeli.org 1 yaşını doldurdu
    5. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri sahiplerini buldu
    6. Süleyman Çelebi'nin Vesiletü'n-Necat adlı eseri
    7. "Hat: Bir Medeniyet Çizgisi" Belgeseli
    8. Çini ve Minyatür Sanatçısı Fatma Şan ile Söyleşi
    9. Hattat Mustafa Râkım Efendi'ye ait üç levhanın tıpkıbasımı yapıldı
    10. Bir İstanbul Hatırası
    11. Hattat Muhammed Hamdi Yazır Hayatı ve Eserleri Kitabı - Dr. Necmi Atik
    12. M.Uğur Derman'ın Türk Hat San'atından Seçmeler kitabı yayımlandı

     

    Site Hakkında

    ARAMAARAMA
    Hat Eserleri Galerisi


    Hat Eserleri Galerisinden...

    Levha - Eseri büyük olarak görmek için tıklayınız

     
     
    Sayfa başına dön Bu sitede yer alan eserlerin tüm hakları sahiplerine aittir. Sahiplerinden izinsiz kopyalanamaz,
    çoğaltılamaz ve başka mecralarda yayınlanamaz. Tüm hakları Yayın sponsoru: OrtaklarWeb tasarım: Korelasyonsaklıdır.

    Kalem Güzeli - www.kalem-guzeli.org 2008 - 2018